Kış Aylarında Beslenme ve Bağışıklık Sistemini Güçlendirme

Kış aylarında üşütme ile gelen hastalıklar ve bulaşıcılığın daha fazla olması nedeniyle hastalıklar daha fazla görülmektedir. Bağışıklık sistemimizin özellikle kış aylarında görevi daha da artar. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirir ve koruruz?

Bağışıklık Sisteminde Beslenmenin Görevi Nedir?

Bağışıklık sisteminde beslenme en önemli görevi üstlenir. Sağlıklı ve dengeli beslenmek bağışıklık sistemini güçlendirir. Sadece üşütme grip gibi hastalıklarda değil her türlü bulaşıcı virüs bakteriden korur enfektif hastalıkların oluşumunu engeller. Kronik hastalıkların yanı sıra kanser gibi ilerleyen hastalıkların oluşmasına engel olabildiği gibi tedavi aşamasında da hücrelerin artmasına engel olur.

Bağışıklık Sistemini Yiyeceklerle Nasıl Güçlendiririz?

Bağışıklık sistemini tek başına güçlendiren bir besin ya da besin grubu yoktur. Tek yönlü beslenmek doğru olmaz. Bunun için sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz. Fakat biz bazı besinleri özellikle öne sürüyoruz. Nedeni ise toplumun ağırlıklı tükettiği besinlerin içeriğinin bu besin ögelerinden zayıf olmasıdır. Ağırlık hangi besinlerde varsa bunların tüketilmesini öneririz ve ya tablet olarak alınmasında fayda olduğu bilgisini veririz.

Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Önerileri Nelerdir?

Hazır gıdalar başta olmak üzere kalorisi yüksek içeriği zengin olmayan ve içerisinde katkı maddesi bulunan besinlerden uzak durunuz. Örnek: abur cubur atıştırmalıklar, gazlı içecekler, çok tuzlu, çok şekerli yiyecekler, hamur işleri.
Bu besinler yerine atıştırmalık grup olarak taze veya kuru meyveler, kuruyemişler, süt/kefir. Günlük beslenmede ise; sebzeler, kuru baklagiller, et, tavuk, balık, köfte gibi besin grupları çeşit çeşit azar azar tüketilmelidir. Sağlıklı olan besinleri çeşit olarak çok miktar olarak az tüketmeliyiz. Böylelikle sağlıklı beslenme için iyi bir adım atmış oluruz.

Besin çeşitlerini inceleyelim;

Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, semizotu, pazı, tere, roka, maydanoz, dereotu, nane, marul): İçerdikleri A, C, E vitaminleri, folik asit ve omega 3 sayesinde kuvvetli antioksidan özellik gösterirler. Kanseri önleme ve yaşlanmayı geciktirici etkileri de var.

Kurubaklagiller (kurufasulye, nohut, mercimek, bezelye, börülce, bakla, soya fasulyesi): Kalsiyum, demir, çinko, magnezyum mineralleri, B12 dışındaki diğer B vitaminlerinden tiamin, riboflavin, niasin, folik asit ve E vitamini bakımından zengin. İçerdikleri yüksek posa oranı sayesinde şeker ve kolesterol dengeleyici özellikleri var. İyi birer protein kaynağı. Soya fasulyesinin içeriğinde bulunan isoflavanlar kanser, kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor. Haftada 2 kez tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendirmesi açısından önemlidir.

Yağlı tohumlar (ceviz, badem, fındık): E, B2, B6 vitaminleri, çinko, kalsiyum, selenyum mineralleri içeriyor. Posa içeriği yüksek. Kansere ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu. İçerdiği sağlıklı yağ asitleri sayesinde kalbi koruyucu etkisi var.

Turunçgiller (mandalina, portakal, limon, greyfurt ve kivi): İçerdikleri C vitamini, karotenoidler, flavonoidler, glutatyon gibi enzimlerle bağışıklık sistemini destekler, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar, gözü korurlar. İçerdikleri çözünür ve çözünmez posa ile bağırsak florasının dengesini sağlar, kabızlık probleminin çözümlenmesine ve kan yağlarının düşürülmesine yardım ederler. Viral enfeksiyonlara, alerjilere, mantar enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlarlar.

Soğan-sarımsak: İçerdiği çinko, selenyum ve kükürtlü bileşikler sayesinde enfeksiyonlar ve kansere karşı koruyucudur. Kükürtlü bileşik olan allisin vücutta doğal bir antibiyotik etki göstermektedir.

Lahana, brokoli, karnabahar: İyi birer beta karoten kaynağıdır ve serbest radikallerin zararlarına karşı vücudu korurlar. C vitamini ve kalsiyum içerirler. Karnabahar, içeriğindeki indol, bioflavonaid ve diğer maddeler ile antikanserojen etki gösterir.

Nar: C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengin. Ayrıca, bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek antosiyanlar ve flavonoitler içerir. Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu özelliği var.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Domates: A vitamini, potasyum, folik asit ve posa bakımından zengindir. Taze domateste C vitamini de bulunur. İçerdiği likopen sayesinde kalp-damar hastalıkları, kanser ve enfeksiyonlara karşı korur.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Yüksek A vitamini sayesinde güçlü antioksidan özellik gösterir.

Pancar-turp: C vitamini, iyot, kükürt içerirler. Karaciğer ve mide rahatsızlıklarını tedavi edici özelliği vardır. Enfeksiyonlara karşı koruyucu etkileri var.

Zencefil: Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından zengindir. Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini azaltır. Mide bulantısını önler.
Yoğurt-kefir: Bağırsaktaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlar. İçerdikleri prebiyotik ve probiyotikler sayesinde zararlı mikroorganizmalarla savaşırlar. Yara iyileşmesini hızlandırırlar.

Keten tohumu: Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri, yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif, protein, lignanlar (kansere karşı maddeler) içerir. Bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım eder.

Balık: A ve D vitaminleri, protein, fosfor, çinko, iyot ve omega 3 içerir. Kalp hastalıklarından kolesterol yüksekliğine görme bozukluklarından kansere, pek çok hastalıktan korunmak için faydalıdır.

Yeşil çay: E ve C vitamini içerir. Yapısındaki flavanoidler sayesinde kalbi güçlendirir, kan şekerini dengeler. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanseri önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Soya: Protein değeri yüksektir. Fitokimyasallar açısından oldukça zengin bir yapı göstermektedir. İsoflavonlar, saponinler, taninler, fitatlar, proteaz inhibitörler, lektinler, guatrojenler, alerjenler başlıca içerdiği fitokimyasallardır. Antioksidan etkisinin yanında kolesterol düşürücü özelliğide vardır. Menapoz sonrası şikâyetleri azaltır.

Probiyotikler: Bağırsak florası için faydalı etkilere sahip olan bir canlı bakteriler bileşimidir ve bağışıklık sistemini destekler. Zararlı mikro organizmaların üremesine engel olur.

Dyt. Gözde Ateş
Dekolte Plus

lay aç kalarak zayıflama… Diyetisyen olmayanlar tarafından ortaya atılan popüler bu diyetler, beslenme bilgisi olmayan insanların düşünceleri gibi şekillenmiştir. Mantık “zayıflayacaksan aç kalacaksın”dır. Aç kalarak zayıflamak bir mucize değil, çok düşük kalorili diyetler sizi tabi ki hızla zayıflatır. Ama bu zayıflama su ve kas kaybıdır. Kas kaybı ile metabolizma hızınız düşecek ve sonrasında eski düzeninize döner dönmez kilo almaya başlayacaksınız, aynı hızla. Unutmayın diyetin modası olmaz!

Nasıl ilaçları gazetelerden, dergilerden görüp duyup kullanmıyorsak diyetleri de o şekilde uygulamamalıyız. Beslenme programı diyetisyen tarafından size özel planlanmalıdır. Bireyin yaş, cinsiyet, boy, kilo, sağlık-ekonomik-medeni durumu, beslenme alışkanlıkları, sosyal statüsü göz önünde bulundurularak hazırlanan programlar ile hem daha sağlıklı hem de kalıcı bir kilo kaybına destek olmaktadır. Beslenme programınız parmak iziniz gibidir, sadece size özel…

Hep birlikte daha bilinçli daha sağlıklı günlere…

Dyt. Buket YAVUZ

 

Numaranızı bırakın & sizi arayalım

Bizimle iletişşime geçmek için aşağıdaki bilgileri doldurunuz.